Çatı ve teraslarda su yalıtımının başarısı yalnızca kullanılan ürünün özelliklerine değil, çatının yapısına, iklim koşullarına ve uygulama detaylarına da bağlı. UKS Yapı Satış Müdürü Nevzat Goloğlu doğru ürünün doğru sistem içinde kullanılmasının yapıların uzun ömürlü performansı açısından belirleyici olduğuna dikkat çekiyor.
Çatı, binayı dış etkenlere karşı koruyan ve atmosfer koşullarıyla doğrudan temas halinde olan en önemli yapı elemanlarından biri. Özellikle yağışa karşı su yalıtımı büyük önem taşıyor. Çatıda su yalıtımı söz konusu olduğunda hem malzeme seçimi hem de uygulama açısından nelere dikkat edilmeli?
Çatıları öncelikle eğimli ve düz çatı olarak ikiye ayırmak gerekiyor. Eğimli çatılarda su doğal olarak eğim boyunca tahliye edildiği için sistemin suyu yönlendirme avantajı bulunuyor. Ancak su, bulduğu her noktadan ilerleyebildiği için burada da doğru detayların oluşturulması ve uygulamanın doğru yapılması büyük önem taşıyor. Teras çatılarda ise durum biraz daha farklı. Yağmur suyu; toz, yaprak ve benzeri etkenler nedeniyle giderlerden yeterince hızlı tahliye edilemeyebiliyor ve çatıda uzun süre kalabiliyor. Bu nedenle özellikle teras çatılarda doğru ürünün, doğru sistem içinde ve doğru uygulama yöntemiyle kullanılması gerekiyor. Eğimli çatılarda ise su yalıtımının yanı sıra estetik beklentiler de öne çıkabiliyor. Bu noktada nitelikli uygulamacılara ve doğru ürün konusunda yönlendirme yapabilecek nitelikli malzeme satıcılarına ihtiyaç duyuluyor. Son tüketicinin her zaman doğrudan üreticiye ulaşması mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle biz de bayilerimizin teknik bilgi ve uygulama konusunda bilinçlenmesine önem veriyor, eğitimlerle bu süreci destekliyoruz.
Teras ve eğimli çatılarda en önemli konulardan biri, ürünün nerede, nasıl bir çatıda ve hangi eğim koşullarında kullanılacağının doğru belirlenmesi. Her ürün her çatı için aynı sonucu vermeyebilir. Örneğin Ağrı gibi soğuk ve yoğun kar yağışı alan bir bölgede kullanılacak ürün ve sistem ile Antalya gibi sıcak iklim koşullarının hâkim olduğu bir bölgede tercih edilecek çözümün aynı olması beklenmemeli. Bu nedenle ürün seçiminde yapının bulunduğu bölgenin iklim koşulları, çatı tipi ve eğimi mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.
“Yalıtım Sistemini Bir Bütün Olarak Ele Almak Gerekiyor”
Isı ve su yalıtımının yapı performansı açısından birbirini tamamlayan sistemler olarak ele alınması giderek daha fazla önem kazanıyor. Özellikle çatı ve teras gibi bölgelerde uygulanacak yalıtım çözümlerinin yapı fiziği, kullanım koşulları ve birbirleriyle olan uyumu gözetilerek planlanması gerekiyor. Bu sistemlerin birlikte değerlendirilmesi yapının sürdürülebilirliğine nasıl bir katkı sağlıyor?
Eskiden özellikle teraslarda yalnızca su yalıtımı yapılıp ısı yalıtımı ikinci planda bırakılabiliyordu. Bunun sonucunda en üst kattaki dairelerde yaşayanlar yaz aylarında aşırı sıcak, kış aylarında ise ciddi soğukla karşı karşıya kalıyordu. Bugün ise enerji verimliliğinin önemi çok daha fazla arttı. Enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte bir yapıyı ısıtmak veya soğutmak da önemli bir gider kalemine dönüştü. Bu nedenle özellikle teras ve çatılarda ısı ve su yalıtımını birbirinden ayrı düşünmemek, sistemi bir bütün olarak ele almak gerekiyor. Bir terasın yalıtımından söz ediyorsak yalnızca suyun yapıya girişini engellemeyi değil, aynı zamanda yapının ısıl performansını da göz önünde bulundurmalıyız. Yalıtımı sadece yazın sıcaktan veya kışın soğuktan korunma amacıyla değerlendirmek yerine, yapının enerji performansının bütününü gözeten bir sistem olarak ele almak gerekiyor.
Bu konuda ülkemizde de önemli düzenlemeler ve gelişmeler yaşanıyor. Yapılar, bulundukları bölgenin iklim koşullarına göre farklı gereksinimlere sahip ve buna bağlı olarak yalıtım kalınlıkları da değişiyor. Dolayısıyla her bölgede aynı yalıtım çözümünü uygulamak doğru değil. Yapının bulunduğu bölgenin koşulları, ihtiyaç duyulan yalıtım kalınlığı ve kullanılacak ürünler birlikte değerlendirilmeli. Burada asıl önemli olan, tek bir üründen ziyade doğru sistem çözümünün oluşturulması. Isı ve su yalıtımının birbirini tamamlayacak şekilde projelendirilmesi, hem enerji verimliliği hem de yapının uzun vadeli performansı açısından büyük önem taşıyor.
Çatılarda su yalıtımı için kullanılan membranlarda ürünün teknik özellikleri ve uygulama koşulları belirleyici oluyor. Son dönemde Proof özellikli membranlar da bu alanda öne çıkıyor. Çatı ve teraslarda öne çıkan Proof membranlar ve UKS Terrazza’nın sunduğu özellikleri anlatır mısınız?
Proof özellikli çeşitli membranları son dönemde özellikle öne çıkarıyoruz. Bu ürünlerde membranın teknik özellikleri kadar, uygulama sırasında gösterdiği performans da önem taşıyor. Terrazza isimli ürünümüz de bu grupta öne çıkan çözümlerimizden biri. Membranın hamur yapısı ve şaloma ateşiyle uygulama sırasında gösterdiği erime özelliği, yüzeyde oluşabilecek kılcal çatlakların kapatılmasına yardımcı oluyor. Bu özellik, özellikle teras uygulamalarında membranın performansı açısından avantaj sağlıyor. Ürün seçiminde çatının özellikleri, uygulama koşulları ve beklenen performans birlikte değerlendirilmelidir. Dolayısıyla yalnızca ürünün teknik özelliğine değil, kullanılacağı çatının gereksinimlerine göre doğru membranın seçilmesine de dikkat etmek gerekiyor.